Pazartesi, Temmuz 11, 2005

DİJİTAL KAĞIT


Mayıs ayı içinde Sayın Aydın Doğan’ın bir açılışta yaptığı medyanın geleceği ile ilgili bir yorum beni bu konuya teknolojik açıdan yeniden yaklaşmaya sevk etti.

Temel olarak iki kavram birbiri ile içiçe kullanılmaktan kaynaklanan kaotik bir durum var ortada.

Son dönemde internetin yaygınlaşması ile “medya gelecekte internete yenilecek” diye anlamsız bir korkudur almış başını gidiyor. Internetin kimseyi yerinden edecek hali yok. E-Ticaret başladığında, ticaret hayatı sona mı erdi dünyada? Hayır!

Benzer şekilde dijital kültürün yaygınlaşması da medyayı ortadan kaldırmayacak. Peki internet adında toplanan bu dijitalleşme süreci medyayı nasıl etkileyecek?

Bence en kritik konu altyapısal anlamda kağıt olgusundadır. Yine mayıs ayı içinde Brezilya’da bulunan ve dünyanın akciğerleri diye addedilen Amazon yağmur ormanlarının beşte birinin yok olduğu ile ilgili haberleri izledik. Sibirya’da katledilen ağaçlar ile ilgili ise hiçbir bilgimiz yok.

Bu ağaçların temel kullanım alanlarından birisi de bugün bildiğimiz anlamıyla kağıt değil mi?

Kağıdı da en temelde bilgiyi yaymak için kullanmıyor muyuz?

Bilginin yayılmasında kağıdın oynadığı rol, bir aracı olmaktan öte değildir. Bilgi en kolay hangi araç ile yayılacaksa bundan sonra da yayılmasını o şekilde sürdürecektir.

Son yıllarda, kağıdın bilginin yayılmasında üstlendiği rolü, dijital hammadde kullanılarak üretilebilecek araçlar ne şekilde üstlenebilir, bu dijital hammaddeler neler olabilir, bu konularda ciddi araştırmalar yapılmakta.

Nisan ayı içinde çok farklı bir alanda, bu teknoloji bir örneğini dünyaya sundu. Dijital kağıt hammaddesi kullanılarak üretilen ilk kol saati! Buna ek olarak, yine dijital kağıt kullanılarak üretilen ilk gazete örnekleri de geçtiğimiz dönemde tanıtıldı (her ne kadar duvar gazetesi formatında olsa da).

Çok da uzak olmayan bir gelecekte, maliyetlerin düşmesi ile birlikte, dijital kağıt kavramı yaygınlaşırsa kimse şaşırmasın.

Dijtial kağıdın elbette ki en büyük özelliği, gazete, dergi gibi süreli yayınların, bayiiden satın almak yerine, internetten indirmek formatına dönüşmesini sağlayacak olmasıdır. Malzeme olarak yine kağıt ebatlarında, o kalınlıkta bir nesneyi düşünün. Bu nesnenin bir belleği olabilir. Bu bellek gazetenin tüm sayfalarını saklayabilir. Böylece siz, istediğiniz bir anda istediğiniz sayfayı dijital kağıdınızda aktif hale getirebilir – onu okuyabilirsiniz.

Hatta teknoloji gelişip de saklanabilecek bellek kapasitesi arttıkça, tek bir dijital kağıt nesnesinin içine birden çok gazete yükleyebilirsiniz.

Peki diyelim ki evde üç kişisiniz. Şimdiki gibi gazeteyi ve eklerini nasıl paylaşacaksınız?

Bunun için her bireyin bir tane dijtal kağıda sahip olması yeterli olacaktır. Bu kağıtlar arasındaki bilgi transferi ile gazetenin bir grup sayfası bir bireyin, diğer grup sayfası diğer bireyin dijital kağıdına aktarılabilir.

Dikkat edilirse, bu teknolojinin medyayı tehdit edeceği bir yan yok. Ancak kağıt üretimi ya da ithalatı yapanlar için dünyanın sonu olabilir! Ancak onlar da doğal olarak dijital kağıt işine girerek yeni dünyada yerlerini alacaklardır.

Gazetelerin üretilmesi, basılması için dev tesislere de gerek kalmayacak artık. Onun yerini devasa bilgileri saklayacak dijital altyapı bileşenleri (disk üniteleri vb) alacaktır.

Geçtiğimiz haftalarda burada da bahsedilmiş olan blog türü gelişmeler de muhabirlik kavramına yeni bir bakış açısı getirebilecektir. Dileyen herkes bağımsız muhabir olabilecek. O an bulunduğu mekandaki haberi gazeteye aktaracak elektronik mobil donanıma sahip olacak her birey, doğal olarak gazete muhabirliği yapabilecek. Gazeteler maaşla muhabir tutmak yerine, bu tür bağımsız muhabirlerden istifade edebilecek ve hangisinin haberini yayınlamaya değer bulursa, yayınladığı haber başına bedel ödeyebilecek.

Gören gözler için bu gelişmeler yakın gelecekte ufukta belirmeye başladı. Buna göre yaşamını dönüştürebilenler kazançlı çıkacak; direnenler olumsuz etkilenecek.

Katılımcı demokrasi dediğimizde, eşit bireyler dediğimizde, sadece göz diktiğimiz bir kaç alanda değişiklik olacak diye beklemeyelim. Değişmeyen alan, olgu, meslek, yaşam modeli kalmayacak.

Yeni bir çağa girdiğimizi başka nasıl anlardık?

Cumhuriyet Gazetesi Bilim Teknik Eki, Ooof Off Line köşeşinde yayınlanmıştır (09 07 2005)

Hiç yorum yok: